Obsesif Kompulsif Bozukluk

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) bir takıntı hastalığıdır. Psikolojik hastalıkların neredeyse başında gelir. Bu hastalığın oluşumunda çevrenin etkisi çok büyüktür. Mesela bir kişinin kaybedilmesi ya da bir sıkıntı yaşaması hali takıntılığa neden olur. Ayrıca bozukluğu tetikleyen birden çok ve farklı uyaran olabilir. Hepsinin ayrı ayrı incelenerek tespit edilmesi gerekebilir. TDK'ya göre kelime anlamı olarak obsesif, takıntılı demektir. Dolayısıyla obsesif bozuklukta buna bağlı yaşanan sorunların tamamını kapsar. Sadece günlük yaşamda değil cinsel obsesif bozukluk halleri de gözlemlenebilir. Bu aynı şekilde kişinin cinsel yaşantısını ve aile içi durumlarını ciddi şekilde etkileyebilir.

Obsesif Kompulsif Belirtileri

Takıntılık halleri belirtileri; devamlı kontrol etmeler, aşırı bir titizlik hali, devamlı el yıkamak, devamlı temizlik yapmak, zaman zaman kendinden utanmak hatta aşağılamak, bir düzen hastalığı ya da bir simetri durumu takıntı haline getirmek, devamlı aynı kelimeleri kullanarak takıntılık oluşturmak, devamlı parmakları ile oynamak, her şeyden tedirgin olmak, kimseye güvenmemektir. Bu belirtiler hiç vakit kaybetmeden psikiyatri kliniğine başvurma gereksinimi doğurur.

Bir kişinin aileden gördüğü baskı ya da davranışlar ruhsal açıdan bozulmalara, problemlere yol açar. Bu da zamanla takıntılık olayını pekiştirir. Özellikle çocukluk zamanında yaşanılan kazalar olsun, sarsıcı durumlar olsun, travmalar olsun etkisi büyüktür ve takıntı sahibi olmasında etkilidir. Toplumsal açıdan baskılar da davranış bozukluklarına neden olur ki; bu da ruh sağlığını bozan ve kişiyi takıntılı bir hale dönüştüren durumdur. Ve eğer ailede genetik açıdan bu rahatsızlık varsa diğer aile bireylerinin de görülme olasılığı maalesef ki yüksek olur. Geçmişte bir çok vaka örneği bu yazdıklarımızı destekler niteliktedir. Yine de bilimsel araştırmalara göz atarak daha fazla bilgi alınabilir.

Obsesif Kompulsif Hastaları Nasıl Olur

Obsesif kompulsif hastalarının kontrol altında tutamadıkları düşünceleri, korkuları hatta hatta saplantıları vardır. Bu durumlar hem kendini tedirgin eder hem de çevresindeki insanları çok rahatsız edici olabilir. Bu durumlar onda kaygılar, gerginlikler oluşturabilir.

Obsesif kompulsif bozukluğu yaşamının içerisinde yaşanan bazen faktörlerle birlikte adeta depreşir. Mesela bir taciz olayı yaşayabilir, bir hastalık yaşar, hayatında ciddi bir değişiklik olur, çok sevdiği birini kaybeder. Ve bütün bunlarla birlikte belirtiler başlar. Bu hastalık aynı zamanda devamlı kendini tekrar eden bir hastalıktır. Mesela hasta saplantılardan kurtulmak için kendini inanılmaz zorlar bu durum da onu olumsuz etkiler. Hastalık genelde gençlik ve erken dönem yetişkinlik hastalığıdır.

Tanısı Nasıl Konur

Hastalığın net bir tanısı yoktur dersek yanlış olmaz. Sadece yaşanılan belirtiler nazarında ve hastanın davranışların değerlendirilmesi sonrasında tanısı konur. Duyguları ve davranışları ayrıntılı olarak incelenir. Teşhis için bazen zorlanma yaşanır. Bu hastalık kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. İlaçlarla ya da terapilerle desteklenerek sürdürülür. Özellikle davranış terapisi takıntılı halleri azaltmada yardımcıdır. Hastaların çoğu nasıl yendim diye değerlendirdiğinde bu sürecin sonunda başarılı oldukları gözlemlenir. Zaten terapiler sonunda da hastalarının yorumları dikkatlice dinlenir ve değerlendirilir. Olumlu sonuç alınıyorsa ve iyileşme gözlemleniyorsa devam edilir. Hatta çeşitli kişilik testi diyebileceğimiz testler uygulanarak desteklenir.
beyin.jpg


Obsesif kompulsif bozukluk düzenli yapılan tedavi ile normal yaşantısına dönülebilen bir hastalıktır.

Tedavisi Nasıl Yapılır

terapi.jpg
Obsesif kişilik bozukluğu hastalığı gerek terapi gerek ilaç kullanımı ile evhamlılık ve endişe halleri azaltılır ya da daha bir sakinliğe döndürülür. Bu döndürülme sayesinde de yaşama dair her şey daha iyiye doğru ilerleme kaydeder. Obsesyon ile birlikte kişinin isteği dışında var olan dürtüler ya da düşünceler onu bir yerlere alır götürür. Sonrası huzursuzluktur. Ancak tedavi ile birlikte başarı da kaçınılmazdır. Bu nedenle mutlaka bir nörolog, psikolog ya da psikiyatri uzmanına görünüp tedavisi için yardım alınması gerekir. Onların kontrol ve teşhisleri sonrasında tedavisi ne kadar sürer, nasıl bir yol izlenecek şeklinde değerlendirme yapılıp karar verilmesi önemlidir.
 

Ecece

Aktif Üye
Kesinlikle çağın hastalığı diyebiliriz. Aslında hastalıkta değil bir tür takıntılar bütünü ama rahatsız ediyor insanı işte
 
Üst